Peygamberimizin Doğumunda Gerçekleşen Mucizeler

Paylaşarak Hidayete Vesile Ol:

Zulmet dolu bir dünyayı adeta büsbütün aydınlatmak için gönderilen Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler kısaca sizler için derlendi. Bu mucizeleri okuduğunuzda hem hayrete düşecek hem kainatın efendisi olan yüce Peygamberimiz (s.a.v.)’in mucizelerine bir kez daha tanıklık etmiş olacaksınız. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in doğumu ve mevlid kandili hakkında da yazımız mevcut. Şimdi bu mucizevi olayları bir bir irdeleyelim.


Kisra Sarayında Ön Dört Burcun Yıkılışı

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in doğduğu geceydi. Saatler doğum anını gösteriyordu. Derin bir uykuya dalan Medâyin halkı korkunç bir gürültü ve çatırtı sesleriyle uyandı. Hükümdarla birlikte bütün halk heyecan içinde yataklarından fırladı. Manzara oldukça korkunç ve dehşet vericiydi. Zira çok sağlam olduğu sanılan hükümdar sarayının burçlarından on dört tanesi çatırdayarak yere yıkılı vermişti.

Hükümdar sabaha çıkar çıkmaz ülkesindeki din büyüklerini derhal toplantıya çağırdı. Bu toplantıdaki amacı meydana gelen olağanüstü hallerin neyin nesi olduğunu görüşmek ve değerlendirme yapmaktı.

Hükümdar tacını giymiş tahtına oturmuştu. Daha toplantıya başlamak üzereyken aniden yaklaşan bir atlı elinde bir mektup getirdi. Söz konusu mektupta Mecusiler tarafından istihbaratta binlerce seneden beri yanan ateşin söndüğü haberi veriliyordu. Bu haber zaten korku ve heyecan içinde olan Kisra’nın korku ve telaşını daha da arttırdı. İran baş kadısı olan Mübezan söz alarak görmüş olduğu bir rüyayı orada anlatmaya başladı:

Rüyamda gördüm ki, yüzlerce deve kükremiş bir vaziyette şaha kalkmış, Arap atları olduğu halde Dicle suyunu geçtim ve İran topraklarına yayıldılar.”

Hükümdar, doğru sözlü, bilgili ve adaletli baş kadının bu rüyasını da oldukça anlamlı buldu. Sinirleri iyice gerilen ve bu işin mahiyetini çözmek isteyen hükümdar, çokça güvendiği baş kadı Mübezan’a döner ve sorar: Peki, sizce bu durum nereye işaret olabilir? Baş kadı hemen kısa ve öz olarak şu cevabı verdi: Bu durum, Araplar tarafından çok önemli bir şeylerin olacağına işaret olabilir. Hükümdar, bunun üzerine derhal harekete geçer uzun araştırmalar sonucu zamanın meşhur alimlerinden Satih’den bu durumun izahını istedi.

Kahin bunun üzerine yaptığı açıklamalardan ahir zaman peygamberinin dünyaya gelmiş olduğu iyice anlaşılır. O ana kadar bir benzeri görülmemiş bu hadiseler dünyaya o gece şeref veren zatın, beraberinde getirdiği sönmez nur ile karanlıklar içinde kıvranan İran saltanatının ortadan kaldıracağına işaretti… Ve Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler bir bir gün yüzüne çıkıyordu.

Nitekim rüyada görüldüğü gibi, İran Devleti 60 küsur yıl süren 14 hükümdarın idaresinden sonra, Kadisiye’de ahir zaman nebisi’nin ordusu tarafından İslam topraklarına katıldı. Demek rüyada görülen 14 burç ondört hükümdarın saltanatının yıkılışı ve çöküşünü ifade ediyordu.


Kabe İçindeki Putların Yıkılışı

Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler

Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler içinden bir tanesi de Kabe’nin içinde bulunan putların yıkılışı olayıdır. Bilindiği gibi Kureyşli müşrikler, yeryüzünde Allah Teala’nın tek mabut oluşunun ilk olarak abideleştirdiği Kabe’yi elleriyle yaptıkları putlarla doldurmuşlardı. Ne var ki, tevhit temsilcisi, ahir zaman nebisi’nin dünyaya gözlerini açması karşısında bile, pek çok kurşunla perçinlenmiş olan bu putlar bu olağanüstü hadisenin azametine dayanamıyordu ve yüzüstü yıkılıveriyordu.

Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler içinde bu olay, diğer meydana gelen olaylar gibi büyük bir mana ifade ediyordu. Nitekim o anda teşrif eden zat, kendisine verilecek görev gereği kapkaranlık şirk inancını ortadan kaldıracak gönüllere pak nezih ve saadet dolu tevhit inancı yerleştirecekti.

Gün geldi, bütün dünya buna bizzat şahit oldu. Allah’ın Resul’ü (s.a.v.), çok kısa bir zaman içerisinde Kabe’yi bütün putlardan temizlediği gibi, aynı zamanda gönüllerdeki putları da İslam imanı ile de yok ediverdi. Mekke fethedildi ve Kabe’de artık Hac vazifesi farz kılındı. Son olarak ise Peygamber Efendimiz (s.a.v.) alemini değiştirmeden evvel tüm Müslüman alemine muhteşem bir nasihatname olan veda hutbesini irad buyurdu.

Mecusilerin 1000 Seneden Beri Yanmakta Olan Büyük Ateşinin Bir Anda Sönmesi

Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler içinden biri de hiç şüphesiz Mecusilerin yaklaşık 1000 seneden beri yakıp taptıkları büyük ateşin bir anda sönüvermesidir. Mecusiler bu büyük ateş yığınını kendilerine ilah kabul etmişlerdi. Ahir Zaman Peygamberi’nin dünyaya teşrifiyle birlikte bu kocaman ateş sanki okyanusların istilasına uğramış bir basit ateş gibi sönüvermişti

Demek ki, bu gelen zat putperestlik gibi ateşperestliği de bir çırpıda ortadan kaldıracak ve yeryüzünü tevhit meşalesiyle her tarafı aydınlatacaktı.

Peygamberimizin Doğumunda Gerçekleşen Mucizeler: Sâve Gölünün Bir Anda Kuruması

Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler içinden bir diğeri de, müşrikler tarafından takdis edilen (tapılan) meşhur Sâve (tebriye) gölünün bir anda kuruyuvermesidir. Bu da ahir zamanda gelen zatın, Allah’ın rızası dairesinde olmayan batıl şeylerin takdis edilmesini (ona tapılmasını) yasaklayacağının bir ifadesidir.


Semâve Vadisi’nin Sular Altında Kalması

Resul’ü Ekrem Efendimiz (s.a.v.)’in dünyaya gözlerini açtıkları geceydi. O anda taşan sel suları Semâve vadisi ve aynı ismi alan şehri sular altında bıraktı. Bütün şehir haklı korku ve dehşet içinde kalarak çareyi dağlara ve tepelere sığınmakta buldu. Bu durum üzerine halk bir mektup yazarak, keyfiyeti Kisra’ya bildirerek ondan kendileri için yiyecek ve içecek yardımı istediler.

Gök Kubbeden Yıldızların Dökülüşü

Kainatın Efendisi (s.a.v.) dünyaya teşrif ettikleri geceydi. Bu gece gökyüzünde daha önce vuku bulmamış bir olay yaşanıyordu.

Geceleyin hazan yaprakları gibi gök kubbeden yıldızların dökülüşü, seyredenlerin hayretini çekiyordu.

Bu hadiseler de şuna işaret ediyordu: Bundan böyle şeytan ve cinnîlerin gökten haber almaları son bulmuştur.

Madem Resul-ü Ekrem (s.a.v.), vahiy ile dünyaya çıktı, elbette yalanla karışık, kahinlerin ve gaipten haber verenlerin ve cinnîlerin haberlerine set çekmek lazım geliyordu ki, vahye hiçbir şüphe karışmasın ve benzemesin.

Evet; Efendimiz’in nübüvvetle gönderilmeden evvel kahinlik çoktu. Kuran nazil olduktan sonra onlara set çekilmiş oldu.

Peygamberimizin Doğumunda Gerçekleşen Mucizeler Tesadüf mü?

O ana kadar hiç görülmemiş bu olağanüstü olayların Peygamberimizin doğumunda gerçekleşmeleri elbette tesadüfi değildi. Peygamberimizin doğumunda gerçekleşen mucizeler, ezelî kudretin kader kaleminin tayin ve tespitiyle meydana geliyor ve ahir zaman peygamberi Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in dünyaya teşrif ettiklerini ayan beyan haber veriyordu.


Paylaşarak Hidayete Vesile Ol:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.