Hidayet Ne Demek

Paylaşarak Hidayete Vesile Ol:

Hidayet ne demek sorusuna cevap, kelime anlamı olarak yol göstermek, doğru olana işaret etmek, kılavuzluk ve rehberlik yapmak gibi manalara gelir. Mecaz olarak da hidayet kelimesi, hakkı hak, batılı batıl olarak görüp doğru yola girmek, doğru yola iletmek, dalâletten (sapkınlıktan) ve bâtıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olmak, yol gösterici, Kur’an, tevhit gibi anlamlara gelir.

Bunun yanında hidayet kelimesi, Allah Teâlâ’nın razı olduğu yolda bulunma, Cenab-ı Hakk’ın insanın kalbinden her sıkıntı ve darlığı çıkarıp yerine rahatlık ve genişlik vermesi, kendi emir ve yasaklarına uymada tam bir kolaylık ihsan etmesi ve kulun rızasını kendi kaza ve kaderine tâbi eylemesi manalarına gelmektedir.

Hidayet ne demek denince, hedefe ulaştıracak yola ve vasıtaya, yumuşak, latif ve zarif bir şekilde işaret etmek gelir. Hidayet bu yolu sadece göstermek veya bu yola götürmekle olabilir. Buna “İrşat” denir. Yahut yolun sonuna yani ulaşılmak istenen noktaya kadar götürmekle de olabilir. Bu ise “Tevfik” denir.

Kuran-ı Kerimde Hidayet Kelimesi

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerimde “Hidayet” kelimesi bu haliyle geçmemektedir. Ancak doğru yol, Allah, tevhid, islam gibi mecazi manaları da içeren “hüda” kelimesi Kur’an-ı Kerimde 85 yerde geçmektedir. Hidayet kelimesinin diğer varyasyonları da göz önüne alındığında Kur’an-ı Kerim’de 300’den fazla yerde geçtiği bilinmektedir. Yüce kitabımızda başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere, Cenab-ı Hakk ve peygamberler manasında da kullanılmaktadır.

Hidayet Sebepleri

Allah-ü Teâlâ’nın insanlara bahşettiği sayısız hidayet sebepleri içerisinde şu dört husus en mühim ve önde gelen hidayet sebepleri olarak zikredilmektedir;

  1. Birincisi, ruhen ve cismen kuvvet vermesidir. Buna göre göz, kulak gibi uzuvların; akıl, irade ve bedenî kuvvetin ihsan edilmesi bu kabil hidayete misaldir.
  2. İkincisi hak ile batılı; doğru ile yanlışı fark ettirecek delilleri göstermesidir.
  3. Üçüncüsü göndermiş olduğu resuller ve semavî kitaplardır.
  4. Dördüncüsü ise sırları keşfettirip bütün letaife fütuhat-ı ilahiyeyi ihsan etmesidir. Bu da bir mümine verilecek en büyük nimetlerden biridir.[1]

Hidayet, yani irşad ve Tevfik aslında Allah’tandır. Tüm dünya bir araya gelse Allah’ın hidayet vermediği kimsenin hidayeti elde etmesine imkân yoktur. “Habibim, elbette sen sevdiğine hidayet veremezsin. Ve lakin Allah kimi dilerse hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir”[2] mealindeki ayet-i kerime bu hususu ifade etmektedir. Ancak bu hal, yani hidayetin ancak Allah’ın izni ile tahakkuk etmesi, insanların hidayeti için gayret gösterilmesine mani değildir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Ashabının Gayretleri

İnsanların hidayetine vesile olma hususunda en büyük gayret Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e aittir. O, hayatı boyunca bu mevzuda gayret göstermiş, akla hayale gelmedik işkencelere ve sıkıntılara maruz kalmasına rağmen asla tereddüt etmeden vazifesine devam etmiştir.

Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz’in bu gayretlerine bizzat şahit olan Sahabe-i Kiram (r.anhüm) Hazeratı da İslam’ın yayılması, öğretilmesi, yaşanması için gayret göstermişler. Daha sonra gelen Peygamber varisi ulemamız, müçtehit imamlarımız ve Allah dostları hep bu şuur içinde olarak bizlere yol göstermişlerdir.

Hidayete Vesile Olmanın Fazileti

Hayber’in kuşatması devam ederken Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir akşam şöyle buyururlar. “Bu sancağı yarın öyle birine vereceğim ki Allah-ü Teâlâ onun eliyle Hayber’in fethini bize nasip edecek. O, Allah’ı ve Resulünü sever, Allah ve Resulü de onu severler.” Sabah olunca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali (kv.)’in nerede olduğunu sorar. Hz. Ali gözlerinden rahatsızlanmıştır. Haber gelir gelmez efendimizin yanına gider. Resulullah (s.a.v.) Hz. Ali’nin rahatsızlığı için dua ettikten sonra sancağı kendisine teslim ederler.

Gözlerindeki rahatsızlığı iyileşen Hz. Ali Efendimiz “Ya Resulullah, Onlar da bizim gibi mümin oluncaya kadar mı harbe devam edeceğim” diye sorar. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurur. “Acele etmeden gayet sakin bir şekilde onların yanına var, sahalarına in. Sonra kendilerini Müslüman olmaya davet et. Onlara İslam Esaslarını haber ver. Ey Ali, yemin ederim ki Allah’ın senin sayende tek bir kişiye hidayet vermesi, iyi bil ki sana kızıl develer bahşedilmesinden çok daha hayırlıdır[3]

Hadis-i Şerifte geçen “kızıl develer” o gün Arap toplumu içinde maddi kıymeti en büyük dünya mallarını temsil etmektedir. Bir kişinin hidayetine vesile olmak, dünyanın en kıymetli malına sahip olmaktan daha hayırlıdır. Bunu şu şekilde de ifade edebiliriz, bu dünyadaki en büyük kazanç bir kişinin hidayetine vesile olabilmektir. Zaten başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır:

Allah-ü Teala’nın senin iki elin vasıtasıyla (manevi ve maddi gayretinle) bir kişiye hidayet vermesi senin için üzerine güneşin doğup battığı her şeyden hayırlıdır.

Mu’cemu’l-Kebir, 1. Cild, 315
Hidayet Anlamı - Hadis-i Şerif
Hidayet Ne Demek – Hadis-i Şerif

İnsanların En Hayırlısı

Bir hadis-i şerifte şöyle buyruluyor: “İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası dokunandır”[4] İnsanlara, onların hidayetine vesile olup dünya ve ahirette saadet ve selamete kavuşmalarını ve Allah’ın rızasına giden yolu onlara gösterip İman-ı Hakiki’yi elde etmelerini temin etmekten daha çok ne fayda sağlanabilir ki? Bu işin nasıl kazançlı bir iş olduğunu Peygamber Efendimiz şöyle ifade buyurmuşlardır:

İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevabından da hiçbir şey eksilmez.

Müslim, İlim 16

Hidayet Rehberim sitesi olarak, hidayet ne demek sorusuna cevap verdikten sonra, bizler de insanların hidayetine vesile olabilmek için sohbetler ve kıssalar yayımlıyoruz. Cenab-ı Hakk ahirete doğru yürüdüğümüz bu yolda, hakkı hak, batılı batıl olarak görebilmeyi nasip eylesin. Allahu Teâlâ’nın razı olduğu yolda bulunabilmeyi nasip eylesin. Kalbimizden her sıkıntı ve darlığı çıkarıp yerine rahatlık ve genişlik vermesini ihsan eylesin. Kendi emir ve yasaklarına uymada tam bir kolaylık ihsan eylesin. Kendi rızamızı rabbimizin kaza ve kaderine tâbi eylemesini nasip eylesin. Rabbim hidayetten, doğru yoldan ayırmasın. Âmin


Bu yazımızı beğendiyseniz Besmelenin Fazileti ve Sırları ve Kadir Gecesinin Fazileti yazılarımıza da göz atabilirsiniz.


[1] Elmalılı, Bakara Suresi 2. ayetin tefsiri (Hidayet ne demek)

[2] Kasas Suresi, 56

[3] Buharî, Fedailü’l-Eshab 9

[4] Mu’cemu’l-Kebir, 12. Cild, 453

Paylaşarak Hidayete Vesile Ol:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir